|
bir seneLik ömrün kaLsa ? |
|
|
|
 |
Okunma |
|
426 |
BİR HABER ALDINIZ Kİ 1 SENE ÖMRÜNÜZ KALMIŞ; NE YAPARDINIZ?
BİRİNCİ YOL:
· Tevbe eder, Allah ‘ a yönelirdim. Lâ ilahe illallah sözünün anlamını öğrenir ve uygulardım.
· Namaz kılanlardan değilsem, 5 Vakit namaz kılmaya başlayıp kaza namazı da kılardım.
· Hac ibadetimi ertelediysem hemen harekete geçerdim. Mümkün oldukça oruçlu olurdum.
· Dost dediklerimi gözden geçirir, ahirette bana eşlik etmeyecek kişi ve işlerden uzaklaşırdım.
· Bol bol sadaka verirdim, zekatımı hesaplayıp gerekli yerlere ulaştırırdım.
· Dargın olduğum kişilerle barışır, helallik alırdım.
· “Dünya ahiretin tarlasıdır ” düsturuyla her yaptığım çalışmanın ahirette bir karşılığının olduğu bilinciyle yaşardım.
· Kur ‘ an – ı Kerim okur, anlamaya ve uygulamaya gayret ederdim; yani hayatımı Allah ‘ ın şekillendirmesini sağlardım.
· “ Hazreti Muhammed diye bir peygamber vardı, hayatımı onun gibi yaşamam gerekirdi ”deyip hadis kitapları okurdum. Böylece kabirde ve ahiret âleminde arkadaşlık kuracağım insanlara daha buradayken dost olurdum.
· İnsanların vahye muhatab olması gayesiyle, Allah ‘ ı ve Resulünü tanıtmak için koşardım.
· Sohbetlerimin ana konusu Allah, Peygamber, Ashab- ı Kirâm, Allah Dostlarının hayatı olurdu.
· Ölümün bir son değil, insanın yaptığı uzun seferde bir ara durak olduğunu düşünürdüm. Ölümü bir DOST olarak gördüğüm Allah ‘ a kavuşma vesilesi olarak bilirdim.
· Hayatımda ibret alınacak hadiseler varsa başkalarıyla paylaşır ve bu şekilde benden sonrakilerin aynı hatalara düşmemesine çalışırdım.
· Ben öldükten sonra amel defterimin kapanmaması için bir eser bırakırdım.Örneğin mescid yaptırır; bir dernek veya vakıfta görev alırdım.
· Mezarlıkları ziyaret eder, aynı yerde bir gün benim de olacağımı tefekkür ederdim.
İKİNCİ YOL:
· Nasıl olsa dünyaya bir defa geliniyor deyip, vur patlasın çal oynasın tarzında bir hayat yaşardım.
· “Kazandığım paraları ben kendi gücümle, bilgimle kazandım ” deyip istediğim gibi kullanma hakkına sahip olduğumu düşünerek haram helal demeden harcardım. Fakirleri düşünmezdim.
· Oynanmış ve oynanacak maç yorumlarını, araba aksesuarlarını, cep telefonu özelliklerini sohbetlerimin ana konusu yapardım.
· İnsanlarla mal çoğaltma yarışı yapardım. Sonra da “Allah beni sevdiği için çok mal verdi ” kanaatini insanlara yayardım.
· Kafama göre, nefsi arzularıma göre yaşayıp “ nasıl olsa Allah affeder ” diye kendimi avuturdum.
· Peygamberin; evime, işyerime, düğünüme, tatilime gelmesine izin vermezdim.
· Hayatımın sahibi olarak kendimi gördüğüm için istediğim şekilde bu hayatı yaşardım.
· Kur ‘ an ‘ı hayatıma karıştırmaz, sanki Allah yokmuş gibi bir hayat yaşardım.
· Televizyon, internet gibi araçlarla, “ benim kimseye ihtiyacım yok ” dercesine kendime bir dünya kurar, akraba ve komşularla ilişkimi asgariye indirirdim.
· Aileme “ mirasımı iyi koruyun, ben bunları elde etmek için yaşadım ” diye vasiyet ederdim.
· Hiç ölmeyecekmiş gibi hep dünyaya çalışırdım.
· Başarı için her yola başvurulur düsturuyla hareket ederdim.
· Ölüm kelimesini ağzıma almaktan bile kaçar, onu görmezlikten gelirdim. Ölümü unutmak için kendime sürekli olarak ahirette kıymeti olmayan dünyevi meşgaleler bulurdum. Maç, yarışma, konser gibi yerler için gerekirse şehirlerarası sefere bile çıkardım.
· Ölümü bir son olarak görüp, günümü gün etmeyi hedefime koyardım. Âdetâ dünyayı cennet haline getirmek için hep konforumu arttıracak şeyleri araştırırdım. Facebookta Paylaş
|
Yorumlar |

|
|