Ana Sayfa EzaN DiNLe  iLahiLer DinLe   Kuran DinLe  NaMaz SureLeri KLip İzLe Arama

..www.iLahi.Be... Türkiye'nin 1 numaraLi ilahi Dinleme sitesine hoşgeLdiniZ......

iLahiLer

   Ana Sayfa
   isLami Sohbet
  iLahi Sözleri
  2012 Mp3 iLahiler
  abdurrahman önül 2012
  ali ercan iLahiLeri
  Allah(c.c)
  Celaleddin Ada 2012
  cemal kuru klipleri
  Dini Filmler
  Dini BiLgiLer
  Dini Fon Müzikleri
  Dini Hikayeler
  Dini ResimLer
  Dini Sohbetler
  DuaLar
  Dursun Ali Erzincanlı klip
  En guzel siirler
  Ezan DinLe
  Fatih Öztürk iLahiLeri
  Grup 571 ilahileri
  Grup Bahar ilahileri
  Grup Dergah 2012
  güçlü soydemir ilahileri
  Güzel Sözler
  hasan dursun klipleri
  iLahi klipLeri izle
  ilahi Sohbet OdaLari
  islam da Kadın
  islami rüya tabirleri
  Küçük Ahmet iLahileri
  Mehmet Emin Ay kLipLeri
  Mehmet Karakus ilahiLeri
  Metin Kara ilahileri
  Murat Belet
  Mustafa Cihat kLipLeri
  Mustafa Demirci iLahiLeri
  Mustafa Topal ilahileri
  Muzaffer Gürler 2012
  Muziksiz iLahiler Dinle
  Ramazan ilahileri
  Ramazan ve Oruç
  sami yusuf klipleri
  Seçme Mp3 ilahiLer
  Sedat Uçan ilahileri
  senai demirci klipleri
  Ufuk Akın ilahileri
  Yusuf Can ilahileri
  yusuf gurbet ilahileri
  yusuf islam ilahileri
  İletişim
 
sitemap

        

 Ceza Olarak Eli Kesilen Şeyh

 

Okunma

271
Şeyh Hammad (Ebu'l - Hayr Tinati) Hazretlerinin bir eli kesikti. Bir gün mürüdlerinden biri küstahlık ederek ona elinin kesilmesine sebep olan şeyin ne olduğunu sordu. Şeyh Ebu'l - Hayr Tinati Hazretleri elinin kesilmesine sebep olan hadiseyi şöyle anlattı: - Gençliğimde bir hünah işledim. Ondan dolayı elimi kestiler, buyurunca ne zaman olduğun sordular. Hz.Şeyh de meseleyi başından anlatmaya başladı. - Ben mağrip diyarında oturmakta idim. Sefere çıkmayı ve biraz gezmeyi arzuladım. Tınattan ayrılıp İskenderiye'ye geldim. Orada oniki sene kaldım. İskenderiye'den sonra Dimyat'a dökülen ırmak kenarına dağa kamıştan bir ev yapmıştım. O sıralarda Dimyat'a çok gelen- giden olurdu. Irmağın başına otururlar, yemeklerini yerler ve sofralarının artıklarını da kaleenin dibine dökerlerdi. Ben kimseden habersiz, oradaki köpeklerle beraber dökülen ekmeklere üşüşür ve nasibimi alırdım. Yaz mevsiminde bütün azığım bu idi. Kış olunca ise evimin etrafında çok saz yetişirdi. Ben sazların kökünün tazesini ve beyazını alarak yerdim, kukrlarını atardım. Kışın da azığım bı idi. Bir gün hatırıma: -Ey Ebu'l Hayr, sen kendini mütevekkil zannedersin. Halkın yapmadığın yapıyorum zannedersin ama otlaklarda otluyorsun, bir şeyler bulup yiyorsun, diye geldi. Kendi kendime: "İlahi bundan sonra yerden biten hiçbir şey yemeyeceğim. Ancak bana kendi lafzından gönderirsen onu yiyeceğim.Senin izzetin hakkı için buna söz veriyorum",dedim. Böylece 12 gün geçti, namazın farzını sünnetini ve nafileleri tamamen kılıyordum. 12 gün de sadece nafileleri terk ederek namaza devam ettim.Sonra sünneti terk ettim.12 gün sadece farz namazı kılmaya başladım.Sonra kıyamdan, daha sonra da oturarak da kılmaktan aciz kalarak farzları da eda edemez olmuştum. Sırrımla niyaz ederek: "Allahım bana farz kıldığın bir hizmetten sorguya çekmen ve kefil olduğun rızkımı da göndermen gerekir.Kefil olmakta devam ettiğin o rızkı bana fazlından ihsan eyle!." diye yalvardım. Ansızın önümde iki yuvarlak daire görüldü.İçinde de birşey vardı.O iki yuvarlak kürs her gece bana gelir bende içindekini yer,gıdamı temin ederim. (Şeyh yediği şeyin ne olduğunu söylemediği gibi yanındakiler de ne olduğunu sorrmadılar.) Böylece bir müddet devam ettikten sonra bana gaza için sınır boyuna gitmem işaret edildi. Buralarını müslümanlar ellerinde bulunduruyorlardı.Ben sınır boyuna gittim.Bir köye vardım.Cuma günü idi. Mescidin kapısında bir kaç kişi toplanmışlar sohbet ediyorlar, birisi anlatıyor öbürleri dinliyorlardı. Anlatan Zekeriyya Aleyhisselamın ağaca saklandığını ve müşrikler tarafından destere ile kesildiğini anlatmakta idi. O'nun sabrından bahs ederken ben içimden şöyle geçirdim: "Eğer bende olsaydım orada sabrederdim." Oradan ayrılıp sınır boylarında Antakya'ya geldiğimde dostlarım bana bir kılınç-kalkan verdiler.Sonra sınır boyuna müteveccihen oradan ayrıldım.Düşmandan korkarak duvar arkalarına sığınmaktan Allah'tan haya ettiğimden oralardaki meşeliğe geçtim.Gece deniz kenarına gelir,abdest alır,namaz kılardım.Gündüz olunca da yine o meşeliğe geçer düşmanın gelmesini beklerdim. Birgün meşelikte gezerken yemişlerinin bazısı olgunlaşmış,bazısı henüz olgunlaşmamış bir meyve ağacı gördüm.Bu çok hoşuma gitmişti.Allah'a verdiğim sözden o anda gafildim.Elimi uzatarak yemişlerden bir miktar topladım.Sonra birkaç tanesini yemeğe başladım.Bir kısmı ağzımda bir kısmı da elimde olduğu halde yeminim aklıma geldi.Hemen elimde olanları serptim,ağzımdakileri tükürdüm.Kendi kendime mihnet ve bela vakti yaklaştı,dedim.Kılıcımı-kalkanımı ve mızrağımı bir kenara attım,bir ağacın dibine varıp elim şakağımda düşünmeye başladım.Hatta işledim.Şimdi benim halim ne olucak diye düşünüyordum. Ben dalgın dalgın düşünmekte iken bir bölük atlı silahlı kişi gelerek etrafımı sardı.Sonra beni yaka-paça deniz kenarına emir (Reislerinin) yanına götürdüler. Daha evvel bazı köylüler de benim gibi yakalanarak sultanın huzuruna getirilmiş,bekletiliyorlarmış. Sultan bana: -Sen kimsin? Necisin? dedi. Ben: -Allahın kullarından bir kulum,deyince de orada bulunan esir köylülere tanıyıp tanımadıklarını sordu. Tanımadıklarını söylediler.Onlara: -Bu sizin büyüğünüz,fakat siz onu mazur göstermek için tanımadığınızı söylüyorsunuz,kendinizi feda ediyorsunuz,dedi. Biraz sonra kararını verdi.O kalabalıktan birer birer ayrıp birer el, birer ayaklarını kestiler. Sıra bana gelince: -Elini uzat! dediler. Uzattım ve bir vuruşta sağ elimi kestiler.Ayağını da uzat dediklerinde sırtüstü yatarak ayağımı uzattım ve: -Ya Rabbi! Elim günah işlemişti kestirdin,ayağımın ne suçu var!...diye içimden yalvardım. O anda atlılardan biri atından atlayarak: -Durun,kesmeyin,bu adam falan zattır!. Ne yapıyorsunuz, dünyayı başımıza mı yıkacaksınız.Ben bunu tanıyorum! diye bağırdı. Bunun üzerine reis atından inerek o kesilen eli öptü.Bana da: -Biz hata ettik,bizi affet,diye yalvardı. Ben de: -O suçlu bir eldi.Kestiniz,hakkımı helal ettim, dedim. Ondan sonra çok ağladım.Çünkü bir anlık dalgınlık yüzünden hem elimden olmuş hemde o her zaman nereye gitsem beni bulan yuvarlak kürsten mahrum olmuştum.İşte bu elimin kesilmesi böyle bir hadise sonucu olmuştur.Bu bir suçlu eldir ve cezasını çekmiştir.Allah ahirette çektirmesin...Facebookta Paylaş 
Yeni nick:
Kanal adı:
Sifre:
Sifre ve email:

 

  Yorumlar

 
ilahi01-blogcu


Sedat uçan - sevdim seni


Rüyada öpmek görmek


Grup Buhara-Seydam MENZİL ilahi klipleri


Murat Günes - Aglar Yakub


2012 En Güzel Regaib Kandil E Kartları


2012 Regaip Kandiliniz Mübarek Olsun


2012 Nihat hatipoğlu - Regaib Kandili Duası


Regaib Kandili Mesajları 2012 - Regaip Kandili Kutlu Olsun


Regaip Kandili Duası 2012


iLahi.Be Arama motorlarında - ilahi dinle - ilahiler dinle - ilahi dinleyin - ilahisi dinleyin - Güncel ilahileri Online Dinle - ilahi dinle - Mp3 ilahiLer - ilahi indir - namaz sureleri - bedava ilahi dinle - Müziksiz ilahiler - ilahi klipleri - ilahi dinleme gibi bir cok aramaya onculuk etmektedir

ilahi dinle  |  ilahiler  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  ilahi dinle  |  iLaHi DiNLE ilahiler Dinle  |  ilahi Dinle  |  dini sohbet islami chat Dini sohbet islami sohbet  | 

Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır iLahi.Be

Desing By eFe