Ana Sayfa EzaN DiNLe  iLahiLer DinLe   Kuran DinLe  NaMaz SureLeri KLip İzLe Arama

iLahiLer

   Ana Sayfa
   isLami Sohbet
  iLahi SözLeRi
  iLahi SanatçýLaRýmýz
  2016 iLahi aLbümLeri
  2016 Mp3 iLahiLeR
  2017 Ýlahiler
  AbduRRahman ÖnüL
  ALi ERcaN iLahiLeri
  ALLah(c.c)
  BiLmeceLer
  CeLaLeDDin ADa iLahileri
  CemaL KuRu KLipLeri
  Cep Ýlahi Dinle
  ÇoCuk iLahileri
  Dini FiLmLer
  Dini BiLgiLer
  Dini FoN MüZikLeri
  Dini HikaYeLer
  Dini MeSajLar
  Dini ReSimLer
  Dini SohBetLer
  DuaLaR
  DurSun ALi ERzinCanLý
  En Çok DinLeNenLeR
  EzaN DinLe
  EzGi DinLe
  EþReF ZiYa TeRzi
  FaTih ÖzTüRk iLahiLeri
  Garip Bekir ilahileri
  GRuP 571 iLahiLeri
  GRuP BahaR iLahiLeri
  GRuP DeRGah iLahiLeri
  GRuP TiLLo iLahiLeri
  GüçLü SoYDemiR iLahileri
  GüzeL SözLeR
  HaDiS BahÇeSi
  HaSan DuRSun iLahiLeri
  iLahi iLe iLGili HabeRLer
  iLahi KLipLeRi izLe
  iLahi SohBet OdaLaRi
  iLahiCiLer
  iSLam Da KaDýn
  iSLami RüYa TabiRLeri
  iSLami ÞiiRLer
  KuRan-i KeRim DinLe
  KüÇük AhMet iLahiLeri
  KüÇük EmRe
  Mehmet Emin ay iLahieri
  Mehmet KaRakus iLahileri
  MetiN KaRa iLahiLeri
  MevLana ve Þems Sözleri
  MiniK DuaLaR GruBu
  MuRat BeLet
  Mustafa Cihat ilahileri
  Mustafa DemirCi ilahileri
  MuSTafa ToPaL iLahiLeri
  MuzaFFer Gürler iLahileri
  MuzaFFer Yalçin iLahileri
  MuzikSiz iLahileR DinLe
  RaMazaN iLahiLeRi
  RaMazaN Ve OruÇ
  SaMi YuSuf KLipLeri
  SeçMe Mp3 iLahiLeR
  SeDat UçaN iLahiLeri
  SeNai DemiRCi KliPLeri
  TeCviD DersLeRi
  tubidy ilahi indir
  UFuK AkýN iLahiLeri
  UmuDa YoLcuLuk
  YaSin KoneVi
  YuSuf CaN iLahiLeRi
  YuSuf GuRBet iLahiLeri
  YuSuf iSLam iLahiLeRi
 32 ve 54 FaRzLaR
 AnKa iLahi GRubu
 AyeTLer
 ÇanakkaLe Destaný
 NamaZ DuaLaRý
 SiyeR
 SuReLeR
 TaRiFLeR
 TebRik MeSajLarý
  İletişim
  Sitemap
sitemap

        

 Cinlere de Peygamber Gönderildi

Cinlere de Peygamber Gönderildi en guzel yeni 2017 ilahiler - bedava Tubidy ilahi indir - ucretsiz ilahiler indir - ilahi indir - kisa sozlu guzel ilahiler - ilahiler dinle indir - 2016 ilahisi ve sozleri  

 

Okunma

6080
ilahi dinle  
Cinlerin de, kendi baþlarýna bir alem olduklarýna göre düþünülecek olursa, onlara da kendi içlerinden birer peygamberin gönderilmiþ olmasý gayet mantýklý olsa gerek.

Daha önceki bölümlerde "cinlerin de birer sorumlu varlýk olduðunu" bildirmiþ ve "Ey cin ve insan topluluðu! Ýçinizden size ayetlerimizi anlatan ve bugününüzle karþýlaþacaðýnýza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi? (denilince) "kendi aleyhimize de olsa þahitlik ederiz" dediler. Dünya hayatý kendilerini aldattý ve kendilerinin kafir olduklarýna þahitlik ettiler" (En'am/130) ayetinin bu hususu açýklayýcý bir delil olduðunu ifade etmiþtik. Dikkat edilecek olursa, ayný ayet, yine onlara (ister kendi içlerinden, isterse insanlara gönderilen peygamberlerin onlara da peygamberlik etmesi þekliyle) peygamberlerin gönderildiði hususunu da gayet açýk ve net olarak ifade etmektedir.

Cenab-ý Hakk bu ayetiyle cinlerin sorumluluklarýný açýklamakla beraber, sanki onlara þöyle demektedir: "Ey ins ve cin topluluðu, sizdeki bu derbederlik, baþýbozukluk, ailevî ve içtimaî hayatýnýzdaki ahenksizlik, kalbî ve ruhî hayatýnýzdaki karýþýklýk ve behimî arzularýnýza takýlýp kalmanýzýn sebebi nedir? Yoksa size, nezd-i Uluhiyet'imden Rasullerle açýklanan ayetlerim gelmedi mi? Niçin onlara ittiba edip yaratýlýþ gayenize uygun hareket etmediniz; etmediniz de böyle esfel-i sâfilinde kaldýnýz? Halbuki size gelen o ayetler, böyle bir encamdan sizleri sakýndýrmýþlardý."

Cinler, bu hakikatý tamamen kabullenmiþliðin ifadesi olarak, "her ne kadar aleyhimizde þahitlik olsa bile, böyle bir günde hakký itiraf etmekten baþka çaremiz yoktur. Evet, Hz. Musa, Senin emirlerini getirip bize tebliðde bulundu, Hz. Mesih o engin esrarýný ruhlarýmýza üfledi.. ve en son ferdiyetin mazharý Hz. Muhammed (sav) geldi ve bize hak ve hakikatýn ifadesi olan Ýslam'ý teblið etti. Ne var ki, biz bunlara kulak asmadýk, kendi heva ve hevesimize uyduk. Neticede de bu hallere ma'ruz kaldýk" diyeceklerdir.

Evet, cinlerin de ifadelerinden anlaþýldýðý gibi, ne yazýk ki pek çok ins ve cinni, þu kýsacýk dünya hayatý aldatmýþtýr. Onlar, dünyayý ebedi zannedip onun aldatýcýlýðýna kanmýþ ve neticede de bütün bütün kaybetmiþlerdir. Mutlak Cemal'in tecellilerinin tamaþasýyla alacaklarý ruhani hazzý unutarak fâni ve geçici zevklerle oyalanmýþ, sonra da Cenab-ý Hakk'ýn: "Kendi aleyhlerinde þehadette bulundular. Kafir olduklarýný itiraf ettiler" ayetinin muhatabý olmuþlardýr.

Oysa her þey açýk ve seçikti. Kâinat, hemen her yanýyla, insaný irfan ufkuna ulaþtýracak ayetlerle doluydu. Mele-i âladan, bizim irfan ufkumuza kadar uzanan varlýk kitabýna ait sayfa ve o sayfalardaki o nakýþ nakýþ iþlenmiþ satýrlar hep "Allah" diyor ve yine binlerce delil ve bürhan adetâ, tarrakalarla O'nun mevcudiyetini ilan ediyordu. Fen ilimleri, laboratuvarlarýyla; astronomi, teleskoplarýyla hemen her ilim kâinatta keþfettikleri o baþ döndürücü, gözkamaþtýrýcý nuraniyetin diliyle "La ilahe illallah" hakikatýný haykýrýyordu. Ne varki, bütün bu olup-biten þeylere raðmen onlarýn itirafý þuydu: "Ama biz, gözümüzü tamamen kapayýp, ayaðýmýza kadar gelen bu nimetleri teptik ve týpký körler gibi yaþadýk; yaþadýk ve binbir dille söylenen bu hakikatlere kulak asmadýk.. þimdi de kendi aleyhimizde þahitlik ediyoruz. Hatta bundan dolayý kendimizi, mevsimi geçmiþ olsa da sorguluyoruz. Birazcýk olsun kendi irademizle bu kudsî çaðrýya icabet edebilseydik Allah'ýn içimizde hidayet meþ'alesini yakmasý söz konusu olabilirdi. Ne varki biz, zifiri karanlýklarda kalmak için direnip durduk ve nur hüzmelerinin düþünce dünyamýza sýzmasýna fýrsat vermedik; hatta ruhumuza ait bütün menfezleri kapattýk ve karanlýkta kalmaya razý olduk..."

Bu ayet, ahirette cin ve ins taifesine karþý yapýlacak olan tevbih ve kýnamayý, en çarpýcý þekliyle, hem de daha dünyada iken bizlere haber vermekle, düþmemiz muhtemel olan vahim bir durumdan bizleri sakýndýrmaktadýr.

Bu ayetten istinbat edilen bir diðer mana ise, ins ve cinne ayrý ayrý peygamberlerin gönderildiði hakikatýdýr. Dinler tarihinin de þehadetiyle biz, zaten insanlara peygamberlerin geldiðini biliyor ve kabul ediyoruz. En ücra yerlerde kimi vahþi kavimlerine bile, salt akýlla ulaþmalarý mümkün olmayan tevhid ufkuna ulaþabilmeleri için sürekli peygamber gönderilmiþtir ki, bu hakikati gösteren yüzlerce delil mevcuttur. Þayet, çoðu destan ve efsanelerin arkasý, ilmî araþtýrmalarla kurcalanýverse, hemen hepsinin arkasýnda peygamberlik hakikatlerinin mevcelendiði görülecektir. Medeniyet görmemiþ en vahþî zannedilen insanlarýn arasýnda dolaþýldýðýnda dahi "her millet içinde mutlaka bir uyarýcý geçmiþtir" (Fatýr/24) ayeti gözlerimizi kamaþtýrýrcasýna tüllenecektir.

Evet, zamanýn hemen her diliminde, küre-i arzýn her yerinde þuur sahiplerini, kötü ve eðri yolun encamýndan sakýndýrýp, onlarýn nazarlarýný ulvî alemlere çeviren peygamberin zuhur etmediði tek bir zaman dilimi ve tek bir ümmet yoktur. Cenab-ý Hakk, her yere ve her topluluða, o topluluðun genel keyfiyetine göre mutlaka bir uyarýcý göndermiþtir. Bu uyarýcýlarý, gönderildikleri ümmetlere -bunlar insan, cin veya diðer ruhani varlýklar olabilir- rehberlik etmiþ, onlarýn nazarlarýný bulunduklarý süflî alemden, ulvî ve nuranî alemlere çevirerek onlarý aydýnlatmýþlardýr. Bu, aksine ihtimal verilmeyecek derecede kat'i bir hakikattir.

Ancak, eskiden beri Ýslam alimlerince farklý mutalaa edilen bir mevzu vardýr ki, o da; cinlerin de kendi içlerinden, kendilerine hitap eden peygamberlerin gelip-gelmediði hususudur. Acaba insanlar, Hz. Adem'le (as) baþlayýp Efendimiz'le (sav) sona eren bir peygamberler silsilesi ile aydýnlanýp, onlarýn ruhanî iklimlerinde hayatlarýný sürdürürken, cinler de ayný peygamberlerin nuruyla mý aydýnlanýyor, yoksa onlara da kendi içlerinden birer peygamber mi gönderiliyordu?.

Bu hususla alakalý olarak geçmiþten günümüze alimlerin deðerlendirmeleri biraz farklý olmuþtur. Baþta Ýbn Abbas, Mücahid, Kelbî, Ýbn Münzir, Ebu Ubeyd gibi ilk müfessirler ki bu ayný zamanda cumhurun da görüþüdür, "insanlara gönderilen peygamberler, ayný zamanda cin taifesinin de peygamberidir. Onlar insanlarýn arasýnda iken zaman zaman gidip cinleri de irþad etmiþlerdir" demiþlerdir. Yani Hz. Adem (as), Hz. Nuh, Hz. Ýbrahim.. insanlarýn peygamberi olduklarý gibi cin taifesinin de peygamberleriydi; insanlýða getirmiþ olduklarý ayný hakikatleri onlara da anlatýyorlardý.

Ancak Dahhak, Ýbn Abbas'tan baþka bir rivayet daha nakleder ki, bu görüþe göre, Cenab-ý Hakk cinlere ayrý, insanlara ayrý peygamberler göndermiþtir. Ýbn Abbas'la beraber bu görüþü paylaþanlar, "Ey cin ve insanlar topluluðu! Size içinizden peygamberler gelmedi mi?" (En'am/130) ayetini delil olarak gösterirler. (Kurtubi, el-Camiu Liahkami'l-Kur'an, 7/85,86) Yani; "madem ki, burada cinler ve insanlar ayrý ayrý Cenab-ý Hakk'a muhatap oluyor ve her iki gruba da, kendi içlerinden peygamberlerin gelip gelmediði soruluyor; öyle ise, her iki taifeye de kendi içlerinden peygamber gelmiþ olmasý gerekir; aksi takdirde böyle bir suale muhatap kalmalarý makul sayýlmayabilir" demiþlerdir.

Ve yine, "Allah O'dur ki, yedi göðü ve yerden de o kadarýný yarattý" (Talak/12) ayetinin tefsirinde Ýbn Abbas'tan bir rivayete göre Efendimiz (sav), "Baþka alemlerde sizin Adem'iniz gibi Adem, Nuh'unuz gibi Nuh, Musa'nýz gibi Musa, Ýsa'nýz gibi Ýsa vardýr" (Münâvi, Feyzü'l-Kadir, 3/365) buyurmuþlardýr.

Efendimiz'in bu tefsiri de göstermektedir ki, her aleme, o aleme mahsus peygamberler gönderilmiþtir. Cinlerin de, kendi baþlarýna bir alem olduklarýna göre düþünülecek olursa, onlara da kendi içlerinden birer peygamberin gönderilmiþ olmasý gayet mantýklý olsa gerek.

Ýbn Abbas, bir baþka rivayette de þunlarý söyler: "Cinler, Allah'ýn dumansýz ateþten yarattýðý kullarýdýr. Henüz dünyada insanýn isminden dahi eser yokken, Cenab-ý Hakk cinleri yaratmýþ ve dünyanýn imarýný onlara yaptýrmýþtýr. Fakat onlar daha sonralarý yeryüzünde fesat çýkarýp ilk babalarý olan Can'la gönderilen Ýlahi ahkamý unutup þirazeden çýkýnca, Allah da (cc), tekrar Yusuf isminde bir peygamber gönderdi; ama onu da þehid ettiler. Bunun üzerine cinler, göklerin sakinleri tarafýndan yeryüzünden uzaklaþtýrýlýp denizlere sürüldüler"... (Ýbn-i Kesir, el-Bidaye, 1/49,50)

"Her millet içinde mutlaka bir uyarýcý gelmiþtir" (Fâtýr/24), "Biz, Rasul göndermedikçe (hiçbir kavme) azab edecek deðiliz" (Ýsrâ/15) ayetleri onlara da, 'birini doðru yola sokmak için uðraþan' manasýnda bir "uyarýcý" ve 'hakký, hakikati teblið eden' manasýnda da bir "Rasul" gönderildiðini haber vermektedir.

Baþtan buraya kadar naklettiklerimiz açýk veya kapalý her þeyi, sözlerini Efendimiz'e dayandýran, tefekkür ufuklarý nübüvvet meltemi ile müteessir büyüklerimizin tefsir adýna söylediklerinden ibaretti. Naklettiðimiz bütün bu sözlerden anlaþýlýyor ki, cinlere, insanlara peygamber geldiði gibi kendi içlerinden de peygamber gelmiþ olabilir...

Rivayetlerin Ortak Deðerlendirmesi

Ýnsanoðlu yaratýldýktan sonra, artýk cinlerden peygamber gelmemiþ gibi bir anlayýþ güçlü gibi görünmektedir.
Daha önceki bölümde de ifade ettiðimiz gibi, selef-i sâlihinden bazýlarý, insanlara gönderilen peygamberlerin cinlere de gönderildiðini söylerken ki bu cumhurun görüþüdür- kimileri de cinnlere ayrý peygamberlerin gönderildiðini söylemiþ ve bu görüþlerini çeþitli delillerle ortaya koymaya çalýþmýþlardýr. Bu hususta, fakirin görüþlerine gelince, bu iki görüþün te'lifi istikametindedir:

1. Ýnsanlar henüz yaratýlmadan önce gelip geçen cin taifesinin, o devrede yeryüzünün halifesi olmasý itibariyle, onlara kendi içlerinden peygamberlerin gönderilmiþ olmasý ve bu peygamberlerin, kendilerine yüklenilen irþad ve teblið vazifesini ifa etmeleri o dönem itibariyle gayet tabiiydi ve onlar da bu vazifeyi hakkýyla eda etmiþlerdir. Zira cinlerin mükellef olmalarý bunu gerektiriyordu ki, daha önce zikrettiðimiz ayet ve hadisler de bu hususu desteklemektedir.

2. Hz. Adem'in (as) yaratýlýp halife kýlýnmasýndan sonra ise, cinler insanlara tâbi varlýklar haline getirildiklerinden bu dönemden sonra insanlara gönderilen peygamberler, ayný zamanda cinlere de gönderilmiþ olabilirler. Zaten, Ýslam alimlerinin büyük çoðunluðu da bu görüþü savunmaktadýr.

3. Her iki görüþü te'lif edecek önemli bir nokta da bence þu olmaktadýr; Allah (cc) gönderdiði her peygambere, o peygambere has bir þeriat vermemiþtir. Kur'an-ý Kerim'den öðrendiðimize göre, sadece dört semavî kitap vardýr ve bazý peygamberlere de sadece bazý sahîfeler verilmiþtir. Halbuki bir hadiste ifade edildiði üzere onca nebinin yanýnda, bir de 313 mürsel peygamber gönderilmiþtir. Ve bu peygamberlerin hepsi de, risaletle görevlendirildiklerine dair Cenab-ý Hak'tan emir almýþlardýr. Bu emri aldýktan sonra da behemehal irþad ve tebliðde bulunmuþlardýr ki, peygamberliðin gerçek manasý budur. O halde, elinde ne bir hususi kitap ne de hususi bir þeriat mevcut olan bu elçiler, kendilerine kitap verilen peygamberlere tâbi olmuþlardýr. Mesela, Hz. Musa (as) yolunda belki yüzü aþkýn peygamber gelmiþtir. Ama bunlarýn hepsi de Tevrat'ýn hükmü ile amel etmiþlerdir. Hz. Davud (as) gibi cihan çapýnda bir saltanatýn sahibi peygamber dahi, saltanatý misyonunun bir buudunun tezahürüydü. Hz. Davud'a verilen "Zebur", evrad-u, ezkâr, zühd ve rekâik gibi hususlarý ihtiva ediyordu. Yine Hz. Ýbrahim (as) döneminde birçok peygamber vardýr: Hz. Ýsmail ve yeðeni Hz. Lut (as) bunlardandý. O dönemde câri olan ahkam ise, Hz. Ýbrahim'e (as) verilen "sahifeler"den ibaretti. Hz. Mesih döneminde, Ýncilin ahkâmýyla amel eden nebi bilmiyoruz. Hz. Zekeriyya (as) ve Hz. Yahya (as) gibi bu döneme ait olan peygamberler de ihtimal ki tevratla amel ediyorlardý. Bunlardan baþka ehl-i keþfin istihracý ve zayýf kabul edilen bir hadisin iþaretiyle Halid b. Sinan adýnda, kendisine kitap ve þeriat verilmeyen bir peygamber daha vardýr ki onun Hz. Mesih'le Efendimiz arasýnda gelip vazife yaptýðý söylenmektedir. (Ýbn-i Sa'd, et-Tabakatü'l-Kübra, 1/296; Ýbn-i Hacer, el-Ýsâbe, 1/466; Ýbn-i Esir, Üsdü'l-Ðâbe, 2/99)

Bütün bunlar gösteriyor ki, kendisine kitap veya þeriat verilen peygamberler, kendilerine baðlý olan diðer peygamberleri, Cenab-ý Hakk'ýn emirlerini esas alarak onlarý tavzif edebilmekte ve irþad adýna onlarý yönlendirmektedirler. Ýhtimal bu peygamberler kendilerine inanan cinlerin bazýlarýný da istihdam edebiliyor ve onlarý cin taifelerini irþad etmede vazifelendiriyorlardý.

Bunun açýk örneðini Efendimiz'in hayat-ý seniyyelerinde çok bariz olarak görmekteyiz. Þöyle ki, cinler, "Nahle" denilen yerde Efendimiz'i dinleyip, ardýndan da kendi kavim ve kabilelerini irþada gitmiþlerdi ki(Kurtubi, el-Camiu Liahkami'l-Kur'an, 16/210-216) bu topluluk, Kur'an'da, "münzirîn" (uyarýcýlar) ismiyle anýlmaktadýr. Haddizatýnda bu sýfat, Kur'an-ý Kerim'de sadece peygamberler için kullanýlan bir tabirdir. Ayette: "Bir zaman cinlerden bir topluluðu, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiþtik. O'na gittiklerinde birbirlerine "susun" dediler. (Okuma) Bitince de uyarýcýlar olarak kavimlerine döndüler" (Ahkâf/29)

Hulasa; insanoðlu yaratýldýktan sonra, artýk cinlerden peygamber gelmemiþ gibi bir anlayýþ güçlü gibi görünmektedir. Kur'an'ýn "münzir" dediði cin taifesine, illada peygamber denilecekse, "peygamberler tarafýndan tavzif olunan" manasýnda peygamber demek olur ki, böyle bir tesmiye de yerinde olmasa gerek.

Kaynak: Metafizik Dünya

 

  Yorumlar

 
Abdulhamit Tutkun - 2012 ilahileri


Abdest Gusül Ve teyemmüm - nasýl alýnýr


AnLadým ki GönüL ÇuvaLýmda..


Ýnkar Edenlerim ÖLüMü


GüzeL SözLer - Eleþtiri


Kimin ÜmmetiYiz ?


SoNer KöSe --- RüYamda GöRdüm SenÝ


Çocuk Düþmemesi Ýçin


ÝSmaiL BeyhaN - NaSihaT


iLahi - ÖzKan KaYan - AðLarým


iLahi - Mekke Bakar Medine'ye


O Bir Çare Bulur


Ender Tekin - Bide Ben


KuTLu DoÐum Haftanýz Mübarek Olsun


2016 - KemaL Faruk - SuSKun DiLLer DinLe


aLbüm 2014 - Abdurrahman ÖnüL - KabiR


Yusuf Gurbet - Elver Sultaným


Su kadar deðeri yok


Dedim Ki Ya Resulallah..


UGur ÝþiLak - Bir DamLa oLsam


GüLLer Açmýþ RavZasýnda iLahisi DinLe


DurSun ALi ErzincanLý - Hz. ALi'nin DuaSý


RebiüLevveL ÝLahisi DinLe


RebiüLevveL Ayýnýn ÝbadetLeri Ve TesbihLeri


RebiüLevveL Ayý Nedir ?


RebiüLevveL Ayýmýz Mübarek OLSun


tubidy ilahiler indir


AraFat DaÐýda Bir Yüce DaÐdýr iLahisi DinLe


MuStaFa CeCeLi - SevdiM SeNi MabuduMa


MuStaFa CeCeLi - BeN Yürürüm YaNe YaNe


Bu Gece aÐLar GözLerim iLahiSi


(YepYeNi) GönLüme SoR - MuRat BeLet


SeNai DemirCi - GençLiÐim


aSKer DuaSý - MinareLer SünGü KubbeLer MiGFer


Grup TiLLo - OrtaÐiz Bir NamuSa


Götürün Sevdama


Sevdim Seni


Gönül


Müsaden Var Mý Ya Rasulallah


Aðlaya Aðlaya


Bedava En güzel ilahileri bulabileceğiniz ilahi indirme Sitemizdeki ilahiler online ilahi dinleme amacıyla orjinalinden değiştirilmiş demo haline getirilmiştir. Amacımız bu ücretsiz bedava ilahileri sizlere tanıtmak ve sevdirmektir. Sitemiz sadece ücretsiz bedava ilahi dinleme amaciyla kurulmuştur. Sitemizde mp3 ilahi indirme download veya yükleme linkleri bulunmamaktadir.

Copyright © 2009 © 2023 Tüm Hakları Saklıdır iLahi.Be

Desing By eFe